Öne Çıkanlar İstanbul güreş görüldü açlık trafik kazası

Yeşilçam'a çok büyük desteek!

Yeşilçam'ın senaryoları ile ilgili dalga geçenlere şok yanıt geldi. Yeşilçam'ı Tunç Başaran sırtladı ve şuan filmlerin geldiği noktayı Yeşilçam2a borçlu olduklarını anlattı. Destek geldi Yeşilçam'a..

Yeşilçam'a çok büyük desteek!
Yeşilçam filmlerinin küçümsenmemesi konusunda Tunç Başaran öyle bir açıklama yaptı ki, Yeşilçam filmlerini küçümseyenler adeta şok oldu. Yeşilçam filmlerini küçümsemeyin..
 
Yeşilçam filmleri hepimizin çok sevdiği filmlerdir, acı tatlı hatıraları vardır ancak gelişen toplumla birlikte seneryolarında yaşanan olaylar bazen küçümseniyor. İşte bu duruma  isyan geldi. Tunç Başaran, Eski Yeşilçam filmleri olmasa, bugünkü Türk sineması olmazdı" dedi. 
 
"Kimse eski Yeşilçam filmlerini hor görmesin, küçümsemesin. Eski Yeşilçam filmleri olmasa, bugünkü Türk sineması olmazdı. Sinemamız, bir gün mutlaka Oscar ödülünü alacaktır"
 
Türk Sineması'nın ödüllü  yönetmenlerinden Tunç Başaran, bazı film eleştirmenleri ve kesimlerin, zaman  zaman eski Yeşilçam filmlerini küçümsemeye çalıştığını belirterek, "Buna  kesinlikle katılmıyorum. Kimse eski Yeşilçam filmlerini hor görmesin, küçümsemesin. Eski Yeşilçam filmleri olmasa, bugünkü Türk sineması olmazdı" dedi. 
 
Bir süredir roman yazarı annesi Pakize Başaran ile Bandırma'da yaşayan  Başaran (76), AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk filminin, 1964 yılında  çektiği "Hayat Kavgası" olduğunu söyledi. Türk sinemasında bir dönem birçok  yapımcının, istemeden de olsa filmden uzak kalmak zorunda kaldığını vurgulayan  Başaran, kendisinin de 15 yıl reklam filmciliği yaptığını anlattı. 
 
"Bir sinemacı için film yapmamak, ölmek demektir" diyen Başaran, "Seks  filmleri döneminin kapanmasının ardından yeniden sinemaya dönerek, 1986 yılında  yeni bir başlangıç yapıp, 'Biri ve Diğerleri' filmini çektim. Bunu, 'Uçurtmayı  Vurmasınlar', 'Piyano Piyano Bacaksız', 'Sen de Gitme', 'Uzun İnce Bir Yol',  'Kaçıklık Diploması' ve 'Abuzer Kadayıf' başta olmak üzere birçok film izledi.  1964 yılından bugüne kadar 58 film çektim" ifadesini kullandı. 
 
Tüm filmlerini çok sevdiğini ancak içlerinde 1954 yılının sonunda  çektiği "Murtaza" filminin yerinin ayrı olduğunu anlatan Başaran, "Bu film,  okullarımızda ders olarak gösterildi" dedi. 
 
''Sinemamız, bir gün mutlaka Oscar ödülünü alacak'' 
Başaran, Türk sinemasının iyi gittiğini ve geleceğine güvendiğini  ifade ederek, şunları kaydetti:  "Bazı film eleştirmenleri ve kesimler, zaman zaman eski Yeşilçam  filmlerini küçümsemeye çalışıyor ve 'Türk sineması öldü' değerlendirmelerinde  bulunuyor. Buna kesinlikle katılmıyorum. Türk sineması asla ölmez. O küçümsenmek  istenen eski Yeşilçam filmlerinin kahramanları son derece içten, sıcak kişilerdi.  Bu filmlerde, baş rollerin yanı sıra yardımcı oyunculuklar da çok başarılıydı.  Yardımcı oyuncular, bir filmin aynasıdır. Örneğin, Ahmet Mekin, hem çok iyi bir  yardımcı oyuncu hem de mükemmel bir insandır. Kimse eski Yeşilçam filmlerini hor  görmesin, küçümsemesin. Eski Yeşilçam filmleri olmasa, bugünkü Türk sineması  olmazdı. Sinemamız, bir gün mutlaka Oscar ödülünü alacaktır." 
 
"Bazı eleştirmenler sinemadan anlamıyor" 
Bazı eleştirmenlerin sinemadan anlamadığını savunan Başaran,  "Türkiye'de eğer bir işi yapamıyorsanız, eleştirmen olursunuz. Türk sinemasının  önü açık ve geleceği parlak. Kimse kötülemesin" diye konuştu. 
 
Kendisinin çalışılması zor değil, disiplinli bir yönetmen olduğunu  anlatan Başaran, "Hiçbir oyuncuya setlerde bağırıp, çağırmadım, sert davranmadım.  Ancak işini ciddiye almayanların da celladıyım" değerlendirmesinde bulundu. 
 
Atatürk'ün yaşamını anlatan filmlerin yapılmasını önemsediğini  kaydeden Başaran, Ziya Öztan'ın, Atatürk ile ilgili filminin başarılı olduğunu  belirtti. Başaran, bu filmler için en büyük handikaplarından birinin, mekan  sorunu olduğuna dikkati çekti. 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner187

banner196