Öne Çıkanlar Deri OSB ÇGC Başkanı Hafize Akıncı hızlı yazma UEFA Şampiyonlar vermek

Çeltik üreticisi "Gönen baldosu"ndan vazgeçiyor

- Ekim döneminin sonuna yaklaşılan Gönen ve Manyas'ta çeltik üreticileri, bitki hastalıklarına dayanıklı olmaması ve son yıllarda verim kaybı görülmesi gibi nedenlerle "Gönen baldosu" yerine Halilbey, Osmancık ve Efe gibi çeşitleri tercih ediyor - Gönen Ziraat Odası Başkanı Özkurt: - "İthal ettiğimiz çeşitler, yerli çeşitlerimize benzediği için bunlarla karıştırılarak halka sunuldu ve sunumlar neticesinde tüketicimiz zaman zaman pirinci pişirdikten sonra yarısının pişmiş, yarısının diri kaldığı durumlarla karşılaştı ve lezzet sorunlarından dolayı baldodan kaçış oldu"

Çeltik üreticisi

BALIKESİR (AA) - RIDVAN TANDOĞAN/SÜLEYMAN ÖZAYDIN - Türkiye'nin önemli çeltik üretim merkezlerinden Balıkesir'in Gönen ve Manyas ilçelerinde çiftçiler, bitki hastalıklarına dayanıksızlığı ve verim düşüklüğü nedeniyle baldo yerine Halilbey, Osmancık ve Efe gibi diğer çeşitlere yöneliyor.

Güney Marmara'da birinci sınıf çeltik üretiminin yapıldığı Gönen ve Manyas'ta ekim işlemi büyük ölçüde tamamlandı.

Gönen'de tarımsal üretimin yüzde 25'ini oluşturan çeltik üretiminde bu yıl baldo çeşidi üretici tarafından pek tercih edilmedi. Gönen ve Manyas'ta, "Gönen Baldo Pirinci" adıyla bilinen çeşidin yerine Halilbey, Osmancık ve Efe gibi diğer türler ekildi.

Gönen Ziraat Odası Başkanı Necati Özkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de çeltik ve pirinç denildiğinde ilk akla gelen bölgelerin Edirne ve Gönen olduğunu söyledi.

Lezzet bakımından son yıllarda "Gönen baldosu"nun daha çok ön plana çıktığını vurgulayan Özkurt, "Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından tescilli olarak Efe, Halilbey, Osmancık gibi tohumluk çeşitlerimiz var. Baldo ise İtalyan menşeli bir pirinç çeşidimiz ancak baldo, Gönen markası altında tescillenmiş bir marka oldu." dedi.

Özkurt, çeltikte Türkiye ve Gönen denilince akla gelen ilk çeşidin baldo, ikincisinin ise Osmancık olduğunu ifade etti.

-İthal ürünlerin olumsuz etkisi

Önceki yıllarda baldoya benzer ithal ürünlerin bu çeşitle karıştırılarak satıldığını dile getiren Özkurt, bunun da tüketiciye olumsuz yansıdığını belirtti.

Uzun tane ve kısa tane olmak üzere çeltikte iki temel çeşit bulunduğuna değinen Özkurt, şöyle konuştu:

"İthal ettiğimiz çeşitler, yerli çeşitlerimize benzediği için bunlarla karıştırılarak halka sunuldu ve sunumlar neticesinde tüketicimiz zaman zaman pirinci pişirdikten sonra yarısının pişmiş, yarısının diri kaldığı durumlar ve lezzet sorunlarından dolayı baldodan kaçış oldu. Baldonun üretiminde neden azalma olduğunu araştırdığımızda, bir başka sebep de baldonun yüksek boylu hastalığa fazla dayanıksız bir çeşit olmasıdır. Rakipleri, İtalya'dan gelen ürünler kısa boylu hastalığa biraz daha dayanıklıdır. Çok iyi şartlarda bakım yaptığınız bir baldodan alacağınız ortalama verim 600 kilogram, diğer ithal edilen İtalyan çeşitlerinde ise 900 kilogramdır."

Özkurt, Gönen bölgesinde Halilbey, Osmancık, Efe gibi ürünlere yönelen çiftçilerin, baldo üretimine göre daha iyi gelir elde ettiğini aktardı.

Günün koşullarında çiftçinin "Gönen baldosu"na rağbet azalsa da gelecek yıllar için bu çeşitten umutlu olduklarına dikkati çeken Özkurt, "Verimi az da olsa yerli tohum ve ürünlerimize biraz daha zaman ayırmak ve ekim tarzımızdan vazgeçmemiz gerektiğini çiftçimize özellikle tavsiye ediyorum. Gelecekte baldoyu tartıştığımızda ekim azalması belki olacak ancak baldoyu bırakmayan ve ekime devam eden üreticiler, bu ürününü altın değerinde satmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

- "Yabancı çeşitler hastalıklara daha dayanıklı"

Manyas Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Danç da ilçede yaklaşık 70 bin dekar alanda çeltik ekimi yapıldığını anlattı.

İlçe genelinde üreticilerin baldo ekiminden kaçındığını dile getiren Danç, şunları kaydetti:

"Baldo çeşidinde ilçe ortalaması Manyas genelinde 450 kilogram iken alternatif olarak ekilen Cameron çeşidinde bu miktar çok daha yüksektir. Keza Osmancık türünde ortalama verim 600-700 kilogram iken bu çeşide alternatif ekilen Ronaldo çeşidinde ise dekarda bin kilogramın altına düşmüyor. Her iki yabancı çeşit de kesinlikle hastalıklara karşı daha dayanıklı olma özelliğini taşıyor. Bir de baldoda başak ağırlığını kaldıramadığı için saplar çabuk yatıyor, bu da verim kaybına yol açıyor."

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner187

banner196