Suriye yeni işkence görüntüleri +13 iç parçalayan görüntüler Video

Suriye yeni işkence görüntüleri +13 iç parçalayan görüntüler Video

Suriye işkence. Suriye'de ki işkenceler? Suriye Esed'in yaptığı işkenceler? Suriye'de açlıktan ölen insanlara yapılan işkenceler? Suriye muhaliflere yapılan işkenceler. Suriye son işkence görüntülerini izle 2014.

Suriye'de savaş suçlarını belgeleyen yeni fotoğraflarda, işkence ve infaz görüntüleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor. AA tarafından ulaşılan ve yayınlanan 13 fotoğrafta, Suriye'de Esed rejiminin uyguladığı işkence ve işlenen savaş suçları yeniden belgeleniyor.

Suriye işkence. Suriye'de ki işkenceler? Suriye Esed'in yaptığı işkenceler? Suriye'de açlıktan ölen insanlara yapılan işkenceler? Suriye muhaliflere yapılan işkenceler. Suriye son işkence görüntülerini izle 2014.

 

Suriye'de Esed güçlerinin yaptığı işkencelerin fotoğrafları dünya gündemini değiştirdi. Suriye'de muhaliflere yapılan işkenceler kan donduracak boyutlara ulaştı. CNN Suriye'de yapılan 55 bin işkence fotoğrafını yayınladı.2011 yılından bu yana süren Suriye iç savaşının en acı yönünü gösteren ve savaş suçu olarak kabul edilen fotoğraflar CNN tarafından yayınlandı. Suriye'de ki vahşetin boyutlarını bütün çıplaklığı ile ortaya koyan fotoğraflarda yüzlerce insanın aç bırakılarak ve boğularak öldürülme görüntüleri yer aldı.


Yeni ulaşılan fotoğraflarda, muşambalara sarılmış çıplak insan bedenleri ve Suriyelilere baştan aşağı uygulanmış insanlık dışı işkence izleri görülüyor. Bir fotoğrafta yakılmış ve uzuvları parçalanmış bir ceset yer alırken, diğer fotoğrafta bir Suriyeli'nin gözleri oyulmuş haldeki görüntüsü bulunuyor.

Onbinlerce fotoğraf arasından yasal kanıtlarla doğruluğu tespit edilen bu fotoğraflarda da rejimin uyguladığı insanlık dışı uygulamalar gözler önüne seriliyor.

Suriye'de rejim tarafından uygulanan sistematik aç bırakma ve işkence kanıtlarını taşıyan bu fotoğrafların çekildiği yerlerin, Şam civarındaki askeri üsler olduğu belirtiliyor.

Çocuk ve yaşlıların açlığa terk edildiği anlaşılan fotoğraflarda, zincirlerle yapılan işkence ayrıntıları da net bir şekilde görülüyor.

Yeni fotoğraflar Montrö'de basınla paylaşıldı

İlk olarak Anadolu Ajansı tarafından dünyaya duyurulan yeni fotoğraflar, AA’nın yayımlamasının ardından Cenevre-2 Konferansı’nın düzenlendiği İsviçre’nin Montrö kentinde basınla paylaşıldı.

Suriyeli muhaliflerin düzenlediği basın toplantısında dağıtılan fotoğraflar, daha önce elde edildiği açıklanan 55 bin fotoğraf arasından ve doğruluğu kanıtlarla tespit edilen görüntülerin bir kısmından oluşuyor.

Yasal kanıtlar, orijinal belgeler ve tanıklar tarafından doğruluğu onaylanan fotoğraflar, adli uzmanların yaptığı çalışmaların ortaya çıkardığı kanıtlar ve kaynakların güvenilirliğinin tespitinin ardından sunuldu. Fotoğrafların Suriye’de açlığın sistematik olarak silah olarak kullanılması ve gözaltına alınan kişilerin tutulduğu merkezlerdeki işkenceyi ortaya koyduğu belirtildi.

Fotoğraflarla açıkça kanıtlandığı kaydedilen suçların Suriye rejimi içindeki yetkili kişilerce belgelendiği bildirildi.

Montrö’deki basın toplantısına konuşan Suriyeli muhalif heyetten İmad Eldin Reşid, fotoğraflara ilişkin bilgi verdi ve “Önemli olan şudur. Bütün bunlar Suriye’de hala yaşanmaya devam ediyor” dedi.

Reşid, “Bu siyasi bir sunum değil, bu insani bir sunum” diye konuştu.

Fotoğraflar acımasız yöntemleri ortaya koyuyor

Fotoğraflara ilişkin verilen bilgilere göre, resimlerin yüksek çözünürlükte olması profesyonel ceza soruşturması yürüten kişiler ve adli tıp uzmanlarının incelemesine imkan sağladı. Resimlerde görülen kişilere verilen numaraların arka arkaya ya da çok yakın sıralamada olmasının sistematik cinayetleri doğruladığı bildirildi.

Şam’daki askeri merkezlerde çekildiği belirtilen fotoğrafların 2011 yılı sonlarından 2013 ortasına kadar çekildiği belirtiliyor. Fotoğraflarda yaşlıların yanı sıra 18 yaşından küçük çocuklar ile kadınlar da bulunuyor.

Zincire vurma, elektrik verme gibi acımasız işkence yöntemlerinin görüldüğü fotoğraflarda ayrıca aç bırakmanın da bir silah olarak kullanıldığı, “bir deri bir kemik” kalmış vücutlardan açıkça belli oluyor.

Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan bir kişi, ülkede yaşanan iç savaş boyunca, rejime bağlı askeri hastanelere ölü olarak getirilen kişilerin fotoğraflarını çekmekle görevlendirildi.

Hastaneye getirilen kişilerin tamamı gözaltındayken işkence, elle boğma ve aç bırakılarak öldürülen Suriyeli muhaliflerden oluşuyordu. Askeri polis her gün, ölü olarak getirilen bu kişilerin yüz ve beden fotoğraflarını çekerek, numaralandırıp üstlerine teslim etti.

Cesetlerin yüz ve bedenleri üzerine elle yazılan şifreli notlarla beraber çekilen bu fotoğraflar, Suriye ordusu içinde sistematik olarak verilen öldürme emirlerinin yerine getirildiğine dair belge olarak kabul gördü.

Çalışma arkadaşlarıyla iki yılda 55 bin kare fotoğraf çeken askeri polis, sistematik işkenceyle öldürme politikasına dayanamayarak Suriyeli muhaliflerle gizlice irtibat kurdu. Askeri polis, iki yıl boyunca çekilen fotoğrafları düzenli olarak bir flaş belleğe kaydetti ve gizlice muhaliflere verdi.

Muhaliflerin girişimleri sonucunda, İngiltere’de savaş suçu ve insanlığa karşı işlenen suçlar konusunda söz sahibi uluslararası hukukçular ile adli tıp ve adli fotoğraflar konusunda uzman kişilerden oluşan özel bir komisyon kuruldu. Komisyonda, Birleşmiş Milletler tarafından daha önce savaş suçu işlemiş eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç ve Sierra Leona için kurulan özel mahkemelerde görevlendirilmiş savcı ve avukatlar da yer aldı.

Fotoğrafların ve diğer görüntülerin gerçek olup olmadığı ve üzerlerinde oynama yapılıp yapılmadığı konuları İngiltere’de bir laboratuvarda incelendi. İncelenen materyallerin tümünün müdahale edilmeyen gerçek fotoğraflar olduğu tespit edildi.

Komisyon 55 bin fotoğraftan 26 binini inceledi. Fotoğraftaki kişilerin, sistematik işkenceye tabi tutulduğu, kurbanlara elleri ve ayakları bağlıyken işkence yapıldığı, tel, ip ve hatta araçlardaki "triger kayışı"na benzer cisimlerle boğulduğu inceleme sonunda tespit edildi. Dikkat çeken bir diğer önemli tespit de açlığın bir işkence yöntemi olarak kullanılması oldu. Komisyon, bu yöntemlerle öldürülen ve 55 bin kare fotoğrafı çekilen kişi sayısının yaklaşık 11 bin olduğu tahmininde bulundu.

Fotoğrafları çeken kişiyi, Suriye dışına kaçmasının ardından görgü tanığı olarak da dinleyen Komisyon üyeleri, konuyla ilgili diğer şahitlerin ifadelerine başvurdu. Komisyon, tüm bulguların, savaş suçu için kurulacak hukuk mahkemesince kabul edilebilir "açık deliller" olduğuna karar verdi.

Bu delillerin Esed rejimine karşı, "insanlığa karşı suç" ve "savaş suçları" için açılacak davalarda "güçlü deliller" olduğuna karar veren Komisyon, çalışmalarını bir rapor haline getirdi. Rapor tüm Komisyon üyeleri tarafından imzalandı.

News Photo: Syrian man stands next to the bodies of…

News Photo: Syrian rebel stands next to the bodies of…

Ceset bir askeri hastaneye ulaştığı zaman ölümün hastanede vuku bulduğuna dair sahte belge düzenlemek için ikinci bir numara daha düzenleniyordu. Sahte belgede, kişinin "kalp krizi" ya da "solum yetmezliği" nedeniyle öldüğü belirtiliyordu. Öldürülen kişilerin aileleri sorduğunda bu sahte belge veriliyordu. (Cesetlere verilen numaralar Özel Soruşturma Komisyonu tarafından çok önemli delil görüldüğünden, karartılmaması için üzerleri siyah bantla kapatılarak ajansımıza verilmiştir.)

"Caesar" ve çalışma arkadaşları tarafından fotoğrafları çekilen ve gerekli sahte belgeler düzenlendikten sonra cesetler, bilinmeyen bir kırsal alana gömülmeye götürülüyordu.

Caesar: Ortam mezbahaya döndü

Bulunduğu ortamın "mezbahaya" benzemeye başladığını söyleyen Caesar, bunu ispatlamak için cesetlerin toplu halde fotoğraflarını bile çekti. Daha fazla dayanamadı... Olup bitenlerden duyduğu derin endişe nedeniyle çektiği fotoğrafların bir kopyasını güvendiği bir kişiye vermeye başladı.
News Photo: The corpse of an executed man lies on…



"Caesar", bu fotoğrafları daha sonra uluslararası insan hakları örgütleriyle ilişkili muhalif saflarındaki bir akrabası aracılığıyla Suriye dışına çıkardı. Eylül 2011 tarihinden itibaren fotoğraflar düzenli olarak yurt dışına çıkartıldı.

Çok önemli Soruşturma Komisyonu

Suriyeli muhalif insan hakları savunucularının girişimleri sonucu, Londra’da "Carter-Ruck and Co." adlı bir hukuk bürosu aracılığı ile özel bir soruşturma komisyonu oluşturuldu.

Komisyon üyeleri:

Sir Desmond de Silva, İngiltere Kraliçesi’nin Danışmanı (Başkan). Sierra Leone için kurulan Özel Mahkeme’nin eski Başsavcısı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından bizzat atandığı davada bu yetkisine dayanarak Liberya Devlet Başkanı Charles Taylor’ın tutuklanmasını sağladı.

Profesör Sir Geoffrey Nice, İngiltere Kraliçesi’nin Danışmanı. Eski Yugoslavya’da işlenen suçlar için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanan eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Milosevic’in duruşmasındaki başsavcı.
Profesör David M. Crane, Sierra Leone için kurulan Özel Mahkeme’nin ilk başsavcısı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından bizzat atandı. Bu yetkisine dayanarak Liberya Devlet Başkanı Charles Taylor davasının iddianamesini hazırladı.

Dr. Stuart J. Hamilton, Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığına bağlı adli patalog.

Profesör Susan Black, anatomi ve adli antropoloji profesörü. Sertifikalı adli antropolog.

Stephen Cole. Adli Tıp Teknik Müdürü ve adli görüntüleme uzmanı.

News Photo: Syrian men carry the body of a civilian…

Özel Soruşturma Komisyonu, çalışmalarını yapmak üzere Ortadoğu ’da bir ülkeye gelerek fotoğrafları incelemeye başladı. Fotoğraflardan seçilen örnekler İngiltere’de Acume Forensics (Adli Görüntüleme) merkezinde test edildi. Merkez tarafından fotoğraflara herhangi bir müdahale yapılmadığı ve gerçek olduğu garantisi verildi.

Bir süre sonra can güvenliği kalmayan "Caesar" ve ailesi gizli yollardan Suriye’den çıkartıldı. "Caesar" 12, 13 ve 18 Ocak 2014 tarihlerinde Komisyona ifade verdi ve her türlü soruyu yanıtladı. Komisyon "Caesar'ın", "sansasyonel olma" görüntüsü çizmeyen, partizan da görünmeyen, doğru ve güvenilir bir tanık olduğunu rapora not etti.

“Caesar’ın” hiçbir infaza ve işkenceye tanık olmadığını, sadece öldürülmüş kişilerin fotoğrafını çektiğini dürüstçe ve abartmadan ifade etmesi ayrıca dikkati çekti.

Sistematik öldürme şekilleri

Özel Soruşturma Komisyonu kendisine ulaştırılan fotoğrafları dikkatlice inceledi ve öldürme yöntemlerini tespit etti. 55 bin fotoğraf yaklaşık olarak 11 bin kişiye aitti. Öldürülenlerin çoğunun 20 ile 40 yaş arası erkekler olduğu görüldü. Hepsinin gözaltındayken öldürüldüğü tespit edildi.

Birçoğu ip, tel ve bazıları araçlarda kullanılan "triger kayışı"na benzer cisimlerle boğularak öldürüldü. Bu cisimler cesetlerin boynundayken fotoğraflar çekildi. İdam etme yerine elle boğma yöntemleri kullanıldı.

Cesetlerin birçoğunda demir çubuklara benzer cisimlerle vurularak yapılabilecek işkence izlerine rastlandı. Bunların tümünün ellerinin bağlı olduğu anlaşıldı.

Cesetlerde açlık ve işkenceden dolayı renk değişimi, çürüme, doku bozuklukları görüldü. Cesetlerin yarıdan fazlasının aşırı derecede zayıf olduğu görüldü. Bu durum, açlığın bir işkence aracı olarak kullanıldığının delili olarak rapora kaydedildi. Açlıktan iskelet haline gelmiş cesetlerde ayrıca işkence izleri tespit edildi. Bazı cesetlerde elektrik verilmesinin ardından oluşan yaralar görüldü. Cesetlerin çoğu çıplak ya da asgari düzeyde giysili halde yerdeyken fotoğrafı çekildi.

News Photo: The body of a man allegedly killed by…



Özel Soruşturma Komisyonu sonuç kararı

Özel Soruşturma Komisyonu’nun detaylı raporunun sonuç bölümünde şunlar kaydedildi:

"Soruşturma ekibi, incelemiş olduğu materyaller ışığında Suriye hükümeti istihbarat elemanları tarafından gözaltındakilere sistematik bir işkencede bulunulduğu ve bu insanları öldürdüğüne dair bir hukuk mahkemesince kabul edilebilme niteliği bulunan açık deliller bulunduğu kanaatine varmıştır.

Bu deliller, halihazırdaki Suriye rejimine karşı insanlığa karşı suç bulgularını destekleyecektir.

Bu deliller, aynı zamanda halihazırdaki Suriye rejimine karşı savaş suçları bulgularını destekleyecektir."

2156
Bu Haber için yorum yapabilirsiniz 20.04.2014 23:56:36 54.234.217.247
Yorumlar()
ayhan sahin / istanbul
26.01.2014 02:29:44
bunu yapan insanlıkdan nasibini almamiş babasıda öyle idi korkak rejimler hep silaha başvurur 22 milyon suriyelının hepsini terorist be zalim esed ve yandakciları rabbimin tutagı üzerinizde olsun hesap vereceksınız yalandaroglu sende vereceksin asla muslumanları bitiremezsiniz kafalarınızı degişdir ey kasetle mudur olan yalandaroglu sen semt bile yönetme kabilet yok ssk nasıl batirdin bunun hesabini bir ver sen çok yalan konusan tarihe yalanlarınla anılacak bu chp zihniyeti
Tüm yorumlar için tıklayın ()

İlgili Haberler

Son Eklenenler

Çok Okunanlar